27 Mart’a giderken Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını konuşturuyor.. 


Sevgili Dijital Gaste takipçileri, herkese selam ve saygıyla yeni yazıma başlamak istiyorum. Aslında geçtiğimiz günlerde 6’lı masa toplantısından dikkat çeken detayları anlattığım yazımdan sonra ekonomik kriz ve gişe rekorları kıran Bergen filmi gözlemlerimi aktaracağım bir yazı kaleme alacaktım fakat, henüz başlayamadım. Sizlere şimdiden sonraki yazılarda biraz daha siyasi analizden uzak; sosyal ve toplumsal konuları da yazacağımı taahhüt etmek istiyorum. 

Yeni yazının konusu malum..

İktidarı hedefleyen muhalefet partileri ve geliştirdikleri siyasi stratejiler, tercih edilen hatalar veya doğrular, perde arkasında konuşulanlar...

Şu günlerin AK Parti açısından en önemli gündemi dış politikada Rusya-Ukrayna meselesi ve Türkiye’nin arabulucu rolü. İç politika da ise muazzam güzelliğiyle iki yakayı birleştiren 1915 Çanakkale Köprüsü. Özellikleriyle dünya çapında dikkat çeken köprümüz, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapıldığı ve geçiş ücretlerinden dolayı muhalefette eleştiri alırken, Cumhur ittifakı cephesi ise gururlanarak açılışını gerçekleştirdi. Açılışta en çok konuşulan konu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçiş ücreti için tek gidiş 200 liracık demesiydi. Geçiş ücretlerini pahalı bulanlara cevap veren MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, ‘köprüden geçmeyenler yüzebilir’ resti de gündemin tuzu biberi oldu. 

MİLLET İTTİFAKI'NIN ADAYI KILIÇDAROĞLU!

CHP’nin ittifak adayı konusuna gelirsek, bugünlerde artık Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi netleşti. Genel Merkez kulislerinden edindiğim izlenim, parti üst yönetiminin Kemal Beyin adaylığına şu günlerde tam destek verdiği. Aday netleştiği için de genel merkez koridorlarında artık İmamoğlu veya Mansur Yavaş adaylığı tartışmaları sona ermiş görünüyor. Yine de anketlerde açık ara önde görünen Mansur Yavaş’ın aday yapılma ihtimali halen yüksek bir ihtimal. Kemal Bey, son iki haftada hem partisinde hem de sosyal medya ve televizyonlarda kendi adaylığını tartışmaya açması halen nabız yokladığı anlamı taşıyor. 

Ahlatlıbel’den sonra en çok konuşulan 3 lider; Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener ve Ahmet Davutoğlu oldu.

Davutoğlu neden konuşuldu derseniz, parti yöneticilerinden birinin tv kanalında Kılıçdaroğlu’nun adayı Ahmet Davutoğlu olabilir açıklaması tabi ki. Sosyal medya CHP’lilerin çoğunluğu tepki gösterirken, endişeli muhafazakarların ise ilgisini çekti. 

CHP, kamuoyundaki aday belirsizliğinin giderilmesine yönelik baskıya rağmen, 6’lı masa toplantılarında seçim atmosferine girilmeden adayın belirlenmesi ve açıklanmasına soğuk bakıyor. 

CHP’de yine en çok konuşulan konulardan biri de, yeni seçim kanununda kendi listelerinden hangi partilere vekillik verileceği. Bu yüzden 27 Mart'ta Ali Babacan’ın ev sahipliğinde yapılacak ikinci buluşmada adayın henüz konuşulmayacağı kanaatindeyim. 

** ** 

Ahlatlıbel toplantısından bu yana en iyi rol çalan lider ise Ali Babacan oldu.

Geçen toplantıda Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu’nun sistem ve aday açıklamasının öncesinde 6 partinin üzerinde anlaşacağı İlkeler Bildirgesi yayınlama fikrine Ali Bey karşı çıkmıştı. Bu tavrı da masada olumsuz karşılanmıştı. Her ne hikmetse Ali Babacan, kendi ev sahipliğinde yapılacak toplantı öncesi Ahmet Bey’den  rol çalarak muhalefetin ilkeleri konuşması gerektiğinin mesajını Karar Gazetesi Yazarı Yıldıray Oğur’a açıkladı. 

Ali Babacan, verdiği demeçte şunları söyledi:

27 Mart’taki altılı liderler toplantısına siz ev sahipliği yapacaksınız. Liderler turuna çıkıyorsunuz? Toplantının gündemi ne olacak?

Bunu liderlerle konuşup belirleyeceğiz. Gündemde geçiş sürecinin yol haritası, ittifakın ilkeleri ve değerleri ve tematik konular var.

İlkeler ve değerlerden kasıt ne?

Eğer ittifakla seçime gidilecekse , seçimden sonra da beraber yönetme iradesi olacaksa bunun temel esasları nedir? Referans belgesi gibi olacak.Her partinin programı var ama o programlardan ortak bir payda olmalı.

** ** 
Açıklaması, Ahmet Davutoğlu’nun ilk toplantıda muhalefet liderlerine sunduğu ilkeler bazında anlaşıp 10 maddelik bildirge açıklama stratejisiyle aynı. Yani kısacası Ali Babacan’ın, siyaseten rol çaldığı gayet net. 

Muhalefet cephesinde bir diğer önemli konu da, 6 masayı oluşturan Gelecek, Deva ve Saadet Partisinin yeni seçim kanuna göre nasıl konumlanacağı. 

Bu konuda,  CHP ve İYİ Parti de yoğun mesai harcayıp kafa yoruyor. En büyük merak konusu ise kendi logoları ile mi seçime girecekler, yoksa yeni ittifak alternatiflerini mi zorlayacaklar? 

Siz ne dersiniz? Masada kazanan sahada kazanır mı bilemem ama CHP’nin ulusalcı tabanında küçümsenen bu yeni partilerin son anket sonuçlarına bakarsak, seçimdeki pozisyonlarının önemi artıyor. Zira, AK Parti’nin eriyen oyları Gelecek ve Deva partisine kayıyor. En son baktığım bir ankette, Gelecek’in 4 küsür, Deva’nın da yüzde 3.2 bandında bir oyu var. Toplamı ortalama yüzde 7’yi aşıyor. 

Yazıyı bitirmeden Yeniden Refah Partisi’ne de değinmek şart. Anketlerde Saadet Partisi’ni sollayan milli görüşün lideri Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’ın kurduğu partiye şimdiye kadar 200 bin üye yapılmış. Salt üye sayısıyla bile benim radarıma takıldı bu parti. Bazı kulislerde; 3. İttifak kurulursa Fatih Erbakan’ın dahil olabileceği tartışılıyor. 

Son cümle, İYİ Parti Genel Merkezi'nin de gelecek hafta seçim startı verip teşkilatları sahaya indireceğini öğrendim. Ayrıca, Meral Akşener bu hafta tekrar erken seçim çağrılarına başlayacak. Gerekçesi malum; ekonomik kriz ve enflasyon.. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Dijital Gasteyi takip etmeyi unutmayın..

info@dijitalgaste.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI