'Kanal İstanbul' İBB Meclisi'nde tartışıldı: Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı bir kez daha karşı karşıya geldi

İBB Meclisi'nin ocak ayı son birleşiminde, 'Kanal İstanbul' projesi tartışıldı. Millet İttifakı'nın meclis üyeleri projenin oluşturabileceği tehlikelere dikkat çekerken, Cumhur İttifakı'nın meclis üyeleri ise projenin Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu savundu. Karşılıklı görüşlerin paylaşıldığı oturumda, projenin oluşturabileceği ekolojik etkiler, boğaz güvenliği, deprem, rant, ulaşım ve Montrö gibi konular gündeme geldi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

EGEHAN ERKÜN / İSTANBUL - İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nin ocak ayı oturumlarının son birleşimi, Yenikapı’da bulunan Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. İkinci Başkanvekili Ömer Faruk Kalaycı’nın başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, meclis üyeleri Kanal İstanbul projesiyle ilgili görüşlerini bildirildi.

Oturumda, muhalefet partilerinin uzun süredir kullandığı “Ya Kanal, Ya İstanbul” sloganına karşı yeni bir tema ürettiği görülen AK Partili ve MHP’li meclis üyeleri, “Hem Kanal, hem İstanbul” sloganıyla görüşlerini aktardı.

Birleşimde, Kanal İstanbul projesinin oluşturabileceği ekolojik etkiler, boğaz güvenliği, rant, imar hareketleri, trafik, deprem ve Montrö Antlaşması gibi konular meclis gündemine taşındı.

İBRAHİM ÖZKAN: DOĞAYI YOK EDECEK, EKONOMİYİ TÜKETECEK

İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, Kanal İstanbul projesinin doğaya zararlarının yanı sıra ekonomik açıdan da olumsuz etkiler yaratacağını belirtti. Özkan konuyla ilgili şu görüşleri paylaştı:

“Kanal İstanbul doğayı yok ederken ekonomiyi de tüketecek. Gayrimenkul odaklı ekonomik kazanımlara indirgenen bu proje, İstanbul'un çevresel olarak en değerli ve habitat bakımından en zengin bölgelerinden birinde doğanın dozerlerle yok edilmesi anlamına geliyor. Böyle bir projenin altından ekonomi de doğa da kalkamaz”

“ÇILGIN MÜTEAHHİTLİK PROJESİ”

Konuşmasını devamında Kanal İstanbul projesiyle ilgili “Çılgın Müteahhitlik Projesi” ifadesini kullanan Özkan şunları söyledi:

 “Kanal İstanbul denilen ‘Çılgın Müteahhitlik Projesi', İstanbul'un rant uğruna sürüklendiği, kitlesel ormansızlaşmayı daha da artıracak. Kanal İstanbul ile son 50 yılda 27 bin hektar kadar azalan İstanbul ormanları daha da azalacak. Proje bölgesindeki tarım alanlarının yüzde 60’ının inşaata açılacağı tahmin ediliyor. Projenin hayata geçirilmesi önümüzdeki yıllarda ülkeyi geri dönüşü olmayan bir ekolojik felakete sürükleyebilir. Kanal İstanbul mevcut iktidarın siyasi kampanyaları sırasında ilan edilmiş, dayatılmış bir projedir. 2021 Yılı Yatırım Programı'nda, 2013 yılında yapımına başlanan bir bölünmüş yol projesi için 1000 TL kaynak ayrılması dışında Kanal İstanbul'a ilişkin herhangi bir yatırım kararı yer almıyor. İktidar, bir an önce bu konulara kafa yormayı bırakıp, mevcut kaynaklarını ve enerjisini, ekonomi gibi deprem gibi, pandemi gibi çok daha acil sorunlara ayırmalı, bu sorunları daha da körükleyecek gereksiz konuları da acilen rafa kaldırmalıdır.”

VOLKAN YILMAZ: DÜNYANIN HARİTASINI DEĞİŞTİRECEĞİZ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, projenin Türkiye için faydalı ve gerekli olduğunu belirterek, İstanbul Boğazı’nın kurtuluşunun bu projede saklı olduğunu dile getirdi.

TEVFİK GÖKSU: CHP SİYASAL YARIŞTA OLAMAMANIN DEPRESYONUNU YAŞIYOR

“AK Parti, Türkiye'de birilerinin hayal dahi edemeyeceği yatırımlar yaptı. Ekonomi, kültürel sosyal hayatta reformlarla buluşturdu” diyen AK Parti Grup Başkanvekili ve Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu ise projeyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti geleceği yönetir diğerleri ise sadece geçmişi korumaya çalışır. Şimdi de dünyanın haritasını değiştirecek büyük bir vizyonu ortaya koydu. Proje açıkladığı gibi yine' istemezükçüler' ortaya çıktı. CHP için bu proje ‘patolojik kanal' haline geldi. CHP devletin, cumhuriyetin kuruluşunda var olmasına rağmen siyasal yarışta olamamasının depresyonunu yaşıyor. Karşı çıkmasının nedeni budur. Edirne'den Kars'a yola çıkın, sağınıza solunuza bakın Menderes'i, Özal'ı, Erbakan'ı, Recep Tayyip Erdoğan'ı görürsünüz. Boğaziçi Köprüsü'ne, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne, İstanbul Havalimanı'na, Avrasya Tüneli'ne, Marmaray'a karşı çıktınız, yapıldı mı? Yapıldı. Kim haklı çıktı? Biz haklı çıktık biz. Bugüne kadar bu millete ait bütün değerlere, her türlü yatırıma karşı çıkmış bir siyasal zihniyetinin  bu topluma vereceği hiçbir şey yoktur.”

ŞÜKRÜ GENÇ: BU ORTAMDA BİZ NEYİ KONUŞUYORUZ

Sarıyer’ın CHP’li Belediye Başkanı Şükrü Genç ise, “İstanbulluların oy verdiği temsilcileri olarak bugün; işsizlik, yoksullukla mücadele, her gün biraz daha yaklaşan deprem tehlikesi, ulaşım gibi temel konuların çözüm önerilerini tartışmalıydık.  Bu ortamda biz neyi konuşuyoruz? Doğanın kurmuş olduğu dengenin bilimle inatlaşılarak bozulacağı, içerisinde tek doğru kavram olan ‘çılgınlığı' büyüyen ama projesi dahi oluşturulmayan, hedefi imar rantı olan tasarım projesini konuşacağız” dedi.

“NE GÜNDEMDİR, NE İHTİYAÇTIR, NE DE ÖNCELİKTİR”

İstanbul Boğazı'nda gemi trafiğinin son 14 yılda yüzde 30 azaldığını aktaran Genç, Süveyş Kanalı'nın 6 bin km, Panama Kanalı'nın 13 bin km mesafe avantajı sağlarken Kanal İstanbul'un mesafe avantajı bile sağlamadığını vurguladı. Genç “Net olan bir şey var ki; bu ‘çılgınlık' ne gündemdir ne ihtiyaçtır ne de önceliktir” diye konuştu.

“DEVASA BİR KAMU ZARARI ORTAYA ÇIKACAK”

Kanal İstanbul projesinin bölgede yaratacağı ekolojik sorunlara dikkat çeken Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ise şunları söyledi:

 “Yılda 1.5 milyon kişinin su ihtiyacını karşılayan Sazlıdere Barajı Kanal İstanbul ile devre dışı kalacak. Devasa bir kamu zararı da ortaya çıkacak. Marmara Denizi ölecek. 1.2 milyar metreküp hafriyat kıyı ekosistemini yıkıma uğratacak. Küçükçekmece Gölü'nün çevresi yapılaşmaya açılacak ve yok olacak. 20 bin futbol sahası büyüklüğünde tarım alanı yok edilecek”

“PROJEYLE İLGİLİ TEK MANTIKLI AÇIKLAMA YOK”

Oturumda söz alan bir başka isim ise Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin oldu. Keskin, Kanal İstanbul’un gündeme getirebileceği finansal etkilere değinerek şu konulara dikkat çekti:

“Hala amacı, önemi, faydası belli değil. Yapılma nedeni ile ilgili ortaya konmuş tek mantıklı açıklama yok. Ekonomik kriz buhrana dönmüşken, her 4 gençten biri işsizken Kanal İstanbul'da ısrar neden? Çünkü rant burada. Kanal değil talan İstanbul. Proje güzergahında 30 milyon metrekare arazi el değiştirdi. Kanalın maliyeti en iyimser tahminle 65 milyar dolar. Kanal İstanbul’un maliyeti, İstanbul’un 2022 yılındaki tüm ilçe bütçelerinin toplamının 37 katına denk. Proje, İSKİ'ye 45 milyar TL yük getirecek. Kanal ancak 130 yıl sonra kendini geri ödemeye başlayacak”

“2 MİLYON EK NÜFUS GELECEK”

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık “İstanbul'un özgün dokusu hızlı şekilde kaybolma sürecine girdi. Bu ülkenin akıl dışı projelere ihtiyacı yoktur. Kanal İstanbul 2 milyon nüfuslu bir emlak projesi olarak kurgulandı. Kanal yapılmasa bile bu nüfusun yaşayacağı ‘Yenişehir' yapılacak. İstanbul 2 milyon ek nüfusun ek sorunları ile karşı karşıya kalacak. Kanal İstanbul bizim için değil bir avuç zengin için yapılmak isteniyor. Bu kanal İstanbul’un ışığını söndürecek” diye konuştu.

“BETONU VE ARAZİ TEŞVİK PROJESİDİR”

İYİ Parti Grup Sözcüsü Suat Sarı ise Kanal İstanbul’un betonu ve araziyi teşvik eden bir proje olduğunu söyledi. Sarı, konuşmasının devamında ise oturumda dile getirilen görüşlerin, geleceğe not düşülmesi adına kitapçık haline getirilmesinin yararlı olacağını belirtti. Sarı konuyla ilgili şöyle konuştu:

“1950 ve 2000 yılları arasında gelişmiş ülkelerde şunu gördüler: Biz kentleri ne kadar büyütürsek, genişletirsek o kadar kentlere sıkıntılar geliyor. Bu yüzden 2000’li yıllardan sonra hiçbir gelişme ülke kentinde, kentleri genişletmediler. Kentlerin, şehirlerin mevcut şartlarında daha konforlu, güvenli yaşamalarını içeren projelere öncelik veremeye başladılar. Kanal İstanbul, kenti fiziki ve nüfus olarak büyüterek, yurtdışındaki kredi kartellerine borçlanarak, gelecek nesilleri borçlandırmak, ekolojik dengeyi bozmak, trafik tıkanıklarını artırmak gibi olumsuzluklara sebebiyet veren, betonu ve arazi rantını teşvik projesidir. Buradaki konuşmaların, gelecek nesillerde Kanal İstanbul’la ilgili kim ne söylemiş bunu tarihe bir not etmek adına, görmek adına bir kitapçık haline getirilmesini tavsiye ediyorum. Meclis’imize sunulursa çok yararlı olacağını sanıyorum. Ülkemizin ve kentlerimizin yaşadığı sorunların temel nedenleri hiç kuşku yok ki plansız bir yönetim anlayışıdır.” 

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN