Kabine Toplantısı sona erdi: Salgında yeni tedbir alındı mı? Erdoğan açıklıyor...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısının ardından basın toplantısı düzenliyor.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısının ardından basın toplantısı düzenliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri, ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede gereken adımları atacağız. Sağlık alanında Kovid-19 salgınındaki gelişmeleri tüm boyutlarıyla ele aldık. Türkiye bu kürsel tehdide karşı en başından beri dünyada en iyi kriz yönetimini sergileyen ülkelerin başında geliyor.

Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşnanan gelişmeler bir ke zdaha teyit ediyor. 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimizi hazırladık.

ENGELLİ ÖĞRETMENLERE ATAMA MÜJDESİ

3 Aralık Dünya Engelliler gününde 750 engelli öğretmenimizin atamasının yapılacağını duyurmak isterim.

Fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi mal ve ürün sıkıntısıyla karşı karşıyadır. Vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi korumak için her türlü tedbiri alıyoruz. Artık daha çok üreten, ihraç eden, kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum.

"MİLLETİMİZİN MAĞDURİYETİNE YOL AÇAN FIRSATÇILARI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi mal ve ürün sıkıntısıyla karşı karşıyadır. Vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi korumak için her türlü tedbiri alıyoruz. Artık daha çok üreten, ihraç eden, kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum. Milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları yakından takip ediyoruz, önceğimiz milletimizin huzurudur, geleceğidirdi. Birileri Türkiye'ye siyasi konularda yapamadıkları diz çöktürme işini ekonomi üzerindne yapmaya çalışıyor.

"HEDEFLERİMİZE DOĞRU KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜYORUZ"

Bugün Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızının gerisindeki en önemli unsurlarından biri de etki halkasıdır. Türkiye'deki 3,6 milyon Suriyeliyi, toplamda 5 milyonu bulan sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye buradan bakmalıdır. Her alanda ülkemizi kalkındaracak politikalarla, yatırımlarla, hizmetlerle hedeflerimize doğru kararlı bir şekilde yürüyoruz. Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme giriyoruz.

PARİS ANLAŞMASIYLA İLGİLİ

Bugün gelişmiş diye tabir edilen ülkeler insanlığın ortak mirası olan çevreyi çok hoyratça tüketmiştir. Salgın döneminde üretimde ve insan hareketliğinde yaşanan kısmi yavaşlamanın bile dünyamızı tabiat dengeleri açısından ne kadar rahatlatığını uzaydan çekilen resimler gösterdi. İklim değişikliği herkesi ilgilendiriyor. Türkiye olarak Paris İklim Anlaşmasını Meclisi'mizin onayıyla yürürlüğe koyduk. Önümüdeki dönem için yeşik kalkınma devirimini tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştireceğiz.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞININ İSMİ DEĞİŞTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ismini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyor, bünyesinde bir de İklim Değişikliği ve uyum komisyonu oluşturuyoruz. Bir iklim değişikliği başkanlığı kuruyoruz. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlıyoruz.

TERÖRLE MÜCADELE

Terör örgütleriyle sınırlarımız içinde yüzleşmek yerine, tehditleri kaynağında imha edecek yeni stratejilere geçtik. Terör ve teröristle beraber, terörizmle de mücadele etti. Terör hadiselerinin yaşandığı şehirleri de hızla kalkındırdık. İhtiyacımız olan silah ve mühimmatı kendimiz üretmek suretiyle dışa bağımlılıktan kurtulduk. Turizmden çarşı pazara kadar günlük hayatın her anında bu tabloya şahit olmak mümkündür. Terör örgütünün finans kaynaklarını bitirme noktasına geldik. Artık çocukları dağa giden annelerinin yürek sızısı yerine çocuklarına kavuşan Diyarbakır annelerinin sevinciyle karşılaşıyoruz. Bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son 5 yılda bu şekilde geri kazandığımız gençlerimizin sayısı bini geride bıraktı. Ülkemizde uyuşturucu bağlantılı ölümlerin son 5 yılda 3'te bir seviyesine düşürdük.

"TÜRKİYE TÜM MAZLUM VE MAĞDURLARA KUCAK AÇMIŞTIR"

Son dönemde göç yönetiminde yeni strateji ve uygulamaları devreye alıyoruz. Türkiye 10 yıldır onurlu ve ahlaklı şekilde sınırlarına gelen tüm mazlum ve mağdurlara kucak açmıştır. Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler artık bu tabloyu aynı esneklikle devam ettirebilmemize imkan sağlamamaktadır. Son beş yılda 2 milyon 350 bin kişiyi ülkemize giriş yapmadan sınırda engelledik. Sınırlarımız içinde yakaladığımız düzensiz göçmen 1 milyon 300 bini geçti. Bu göçmenlerin tamamına yakının hedefinin Türkiye'de kalmak değil Avrupa'ya oradan da başka yerlere geçmek olduğunun altını çizmemiz gerekir.

"UYUM STRATEJİLERİMİZİ BELİRLEDİK VE GEREKEN ADIMLARI ATMAYA BAŞLADIK"

Bu yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değildir. Avrupa başta olmak üzere göçmenlerin hedefi ülkelerden daha gerçekçi sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz. Biz bir kısmının güvenli geri dönmelerini sağlamak bir kısmını ülkemize entegre etmekle çözeriz. Bu çerçevede uyum stratejilerimizi belirledik ve gereken adımları atmaya başladık. Göçe kaynaklık ülkelerden göçün hedefi olan ülkeleri olduğu kadar tüm tarafları kucaklayan bir program geliştirilmeden bu sürecin çözümü olmayacağını biliyoruz.

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN