Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın anlattı: Putin'in Erdoğan'a yarı şaka yarı ciddi teklifi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Putin'le Erdoğan'ın SİHA diyaloğunu anlattı. Ukrayna'dan tahıl sevkiyatı için ilk geminin yarın yola çıkabileceğini söyleyen Kalın, Doğu Akdeniz'deki gelişmelerle ilgili de Atina'ya mesaj verdi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi programında gündemi değerlendirdi.  

İbrahim Kalın'ın açıklamalarından satır başları:

Tahıl sevkiyatı anlaşmasının ardından çatışmalar şiddetlendi. Biz de buna göre konumumuzu belirliyoruz, planımızı yapıyoruz. Şu anda Çin fiili çatışmanın içerisinde değil. Ama piramidi ekonomik olarak zorlarken, Rusya da jeopolitik olarak zorlamaya başladı. 

"İLK GEMİ YARIN ÇIKABİLİR"

Ukrayna tarafıyla sürekli temas halindeyiz. Ruslarla da görüşüyoruz. Gemiler Odessa limanından çıkmaya hazır hale geldi. Hangi koordinattan nasıl çıkacak, uluslararası karasularına girdiğinde, Türk kara sularına girdiğinde kim yükleyecek gibi detayları var. İlk geminin yarın sabah ihtimali yüksek görünüyor. 

Maalesef savaş devam ediyor. Ukrayna haklı olarak "Anlaşmaya onay verdik ama savaş farklı cephelerde şiddetlenirse, esirler öldürülürse sevkiyat sıkışır" diyor. 

Bunun emniyetini sağlamak için başka cepheleri sağlam tutmamız gerekiyor. Bundan sonraki seyrini takip etmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın liderlerle gerçekleştirdiği görüşmeler çok önemli. 

"ALKIŞ YETMEZ, DESTEKLEMELERİ GEREKİR"

Bütün dünyanın bu anlaşmayı alkışlaması yetmez. Başka alanlarda da desteklemesi gerekir. Tahıl sevkiyatı anlaşması başarıyla sonuçlanırsa barış müzakerelerinin başlaması imkansız değil. 

Savaşı durdurma yönünde uluslararası toplum irade koymazsa 2-3 ay sonra yeniden savaşı konuşur oluruz. Eşzamanlı olarak rahatlama içerisinde olamayız. Yapılan tahıl anlaşmasını korumamız gerekiyor. Diplomatik girişimlerimiz bu çerçevede devam edecek.

Tahran'daki görüşmeler, Putin'le yapılan görüşmeler ve aynı zamanda Zelenski ile yapılan görüşmeler tahıl trafiğinin başlamasının nedenidir. Bu kadar görüşme olmasaydı bu sevkiyatı yapmak mümkün olmazdı. Hem batıya, hem Rusya'ya hem de Ukrayna tarafıyla diplomatik görüşmeler gerçekleştirebilen başka lider yok. 

PUTİN'İN ERDOĞAN'A YARI ŞAKA YARI CİDDİ TEKLİFİ

Bu Cuma Soçi'ye gideceğiz. Bütün bu konuları görüşeceğiz.

(Ortak SİHA anlaşması teklifi yapıldı mı?) Yarı şaka yarı ciddi Sayın Putin, "Ukrayna'ya SİHA veriyorsunuz, bize de versenize, biz de almak isteriz" dedi. Cumhurbaşkanımız da tebessüm etti. Konuşabiliriz gibisinden. Taahhüt söz konusu değil. Sayın Putin de tavrımızın farkında. Ukrayna'nın nefsi müdafaa hakkını tanıyoruz. Ama bunu biz savaşı tahrik etmek için değil, bir an önce sonlandırmak için yapıyoruz. 

YUNANİSTAN İLE YAŞANAN GERİLİM

Yunan dostlarımız dahil kimse Sultan Abdülhamid Han'dan korkmasın. Türkiye egemenlik hakları çerçevesinde kendi karasularında istediği şekilde arama, sondaj çalışmaları yapar. 

Daha önce Oruç Reis ve diğer gemilerimiz nasıl arama yaptıysa Sultan Abdülhamid gemisi de yapacaktır. KKTC tarafından lisansını aldığımız bölgelerde arama çalışmalarını yaparız. Kendi karasularımızda zaten hakkımız var.

Yunanistan Adalar üzerinden öyle taleplerde bulunuyor ki; 40 bin kilometrekarelik deniz alanında egemenlik hakkı talep ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde olamaz böyle bir şey. Yunanistan tarafı şunu yapıyor: Türkiye aleyhine cephe oluşturarak kendisine jeopolitik ve politik alanlar açmaya çalışıyor. Kısa vadeli popülist kazanımlar dışında kimseye faydası olmaz. 

(Mısır'la normalleşme süreci) Biraz ağır gitmekle beraber ilerliyor. Bazen deniyor ki ne değişti? Haklı bir soru. Bunu anlatmak da lazım. Her birinin dosyası farklı. Suudilerle Kaşıkçı meselesinde. BAE ile İran meselesinden dolayı. İsrail'le Filistin'le yaşananlardan dolayı. Farklı gerekçelerle ilişkilerimiz daraldığı dönemler oldu. Ama ilelebet böyle devam edecek diye bir şey yok. Normalleşmenin ülkemizin faydasına olacağını gördüğümüz zaman adım atmaktan sarfı nazar etmedik. Biz her zaman bir adım önde olacağız. Bana uzatılan barış elini ben yumrukla karşılamam. 

Yunanistan'ın karşıt cepheler oluşturma planı büyük oranda çöktü. Yunanistan'ın maksimalist taleplerini sahadaki gerçekler diye önümüze koyduğunuz zaman, bunu kabul etmemizi kimse beklemesin bizden. Biz Yunanistan'la gerilim peşinde değil. Türkiye ve Yunanistan bu bölgede birlikte yaşamak zorunda. Karşılıklı çıkar ilişkisini esas alan, hak ve hukuka dayalı adilane bir ilişki olması için gayret gösteriyoruz. Bunun için Sayın Cumhurbaşkanımız, Miçotakis'i İstanbul'da ağırladı. Cumhurbaşkanımız, "Sayın Miçotakis, aramızda bir mesele olduğunda bunu üçüncü tarafla çözmeye çalışma. Türkiye'ye baskı yapmaya çalışma. Bu işe yaramaz" dedi. Ama Sayın Miçotakis yine gitti başka yerlerde başka şeyler söyledi. 

ABD'NİN ATİNA YANLISI İZLEDİĞİ POLİTİKA

Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasında barış olsun diyorsanız bunu anca adilane bakış açısıyla bize yaklaşırsanız yapabilirsiniz. Yunanistan'ın şu talebine evet deyin, bu talebine evet deyin... Böyle bir şey olabilir mi? Amerikalılarla da biz bunu konuşuyoruz. 

ABD İLE F-16 GÖRÜŞMELERİ

Biden yönetimi olumlu yaklaşıyor. Kongre'den bazı itirazlar ve şart koyma çabası var.

F-16'ları veririz ama karşılığında Türkiye'nin bazı şeyleri yapmaması kabul ediliyor. ABD yönetimi de şartlı formülden rahatsız. Yönetim yetkiyi Kongre'den aldıktan sonra, bize F-16'larla ilgili nasıl bir teklif sunacak, göreceğiz.

6'LI MASA ORTAK ADAY ÇIKARABİLECEK Mİ? 

Cumhur İttifakı'nın adayı belli. Muhalefet, bir aday çıkarır iki aday çıkarır, göreceğiz. Benim görebildiğim; kendi aralarında da netlik yok. Dönem dönem Sayın Kılıçdaroğlu'nun adı öne çıkıyor. Başka isimler üzerinde konuşuluyor. 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN