Çavuşoğlu'ndan Yunanistan'a sert cevap! 'Biz karar veririz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a cevaben 'Gün ışığında bekliyoruz' sözlerine, 'Biz, o sözlere cevap vermeye bile gerek duymuyoruz. Nereye ne zaman gideceğimize biz karar veririz' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bakanlıkta diplomasi muhabirleri ile bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Diplomatik ajandalarının yoğun olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, “Yapıcı eleştirilerden ders alıyoruz, özellikle son 1 yıllık süreç bir doğrulama yılı oldu. Örneğin ‘Libya’da ne işiniz var’ diyenler son 1 yılda ‘İyi ki Türkiye orada var’ diyorlar. Afganistan ile geçiş süreci başlayınca, ‘Taliban ile angajmana nasıl girilir’ diye soranlar, Taliban’la angajmana girdiler. Rusya- Ukrayna savaşında bizi eleştirenler, izlediğimiz dengeli diplomasiyi takdir ediyorlar. Politikalarımızı değişen süreçlere göre yeniliyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’YE HERKES AKIL DANIŞIYOR”

Türkiye’nin kimseyi mutlak dost ya da düşman olarak görmediğine dikkat çeken Çavuşoğlu, “Doğusu ve batısı ile ilişkileri sağlamayı düşünüyoruz. Trablus’ta yaşanan çatışmalardan hemen sonra Batılı aktörleri ağırladık. Bu bile geldiğimiz seviyeyi göstermektedir. Rusya- Ukrayna savaşı ile de dengeli bir diplomasi yürütüyoruz. Rusya’ya karşı tarihi bir yaptırım uygulanıyor. Bunlardan etkilenmemek sağlam bir diplomasiyi gerektiriyor. Süreç uzadıkça sorunlar daha da derinleşiyor. Avrupa’da yaşanan karamsarlık, Avrupa’nın zayıflaması bizim işimize yaramaz. Avrupa’da kışa az kaldı, toplumsal olayları görmüş olduk. Geçen ay Slovenya’da ‘AB önümüzdeki kışı nasıl geçirecek’ bunu tartıştık. Bu ortamda Türkiye’ye herkes akıl danışıyor” ifadelerini kullandı.

BÜYÜKELÇİ KARARNAMESİ

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, büyükelçi atamalarına ilişkin, “Yeni büyükelçiler kararname taslağı hazır. Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edeceğiz. Kapsamlı bir kararname olacak” dedi.

“GÖRÜNÜRLÜĞÜMÜZ, YUNANİSTAN’I ÇILDIRTIYOR”

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik tavrı ve BM Genel Kurulu’nda Yunanistan ile temas kurulması ihtimaliyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:

*Planlanmış bir görüşme yok. Böyle bir girişim de yok. Yunanistan’ın esas rahatsızlığı Türkiye’nin son zamanlarda çok önemli bir aktör olması. Önce Libya ile Deniz Yetki Alanları Anlaşmamızı imzaladık.

*Arkasından kıta sahanlığımızın batı sınırlarını belirledik. Buraya 1,5 yıldır hiçbir gemiyi sokmadık. Bunlara, Yunanistan’ın, Rum kesiminin, üçüncü ülkelerin gemileri de dahil. 9 defa bunu delme girişiminde bulundular.

*Bu girişimlerin hepsini diplomatik çaba ve sahadaki tedbirlerle engelledik. Diğer taraftan Türkiye, özellikle Ukrayna ve Kafkasya konularında, Balkanlarda her yerde attığı adımlarla çok gözde bir ülke oldu.

*Herkesin yüzünü döndüğü bir ülke oldu. Gıda güvenliği, enerji güvenliği konusunda da yine önemli bir ülke haline geldi. Bu, Covid’le başladı aslında. Güvenli bir tedarik merkezi oldu. Sonuç olarak Türkiye’nin uluslararası arenadaki görünürlüğü ve başarıları Yunanistan’ı çıldırtıyor.

*Ayrıca Yunanistan, bu nedenle Türkiye’yi kışkırtmak da istiyor. İşte tacizler, kilit atmalar bunun örneği. Bir de Yunanistan Türkiye’nin yaptırımlara katılmamasını ve dolayısıyla turistlerin Türkiye’ye gelmesi gibi konuları da sürekli gündeme getiriyor. Belli ki bundan da çok rahatsız olmuşlar. Buna benzer ucuz hesaplar yapıyorlar. Yunanistan’ın attığı adımları buna bağlıyoruz.

YUNANİSTAN’A YANIT

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bir gece ansızın gidebiliriz” açıklamasına karşılık “Gün ışığında bekliyoruz” sözlerine tepki veren Çavuşoğlu, “Biz, o sözlere cevap vermeye bile gerek duymuyoruz. Nereye ne zaman gideceğimize biz karar veririz” dedi.

“NET YÜKÜMLÜLÜKLERİN YERİNE GETİRİLMESİ LAZIM”

NATO üyelik süreçleriyle ilgili ülkelerindeki teröristlerin iadesi hakkında İsveç ve Finlandiya’nın ülkelerinde terörist bulunmadığına yönelik söylemlerine ilişkin Çavuşoğlu, şunları söyledi;

*Seçim öncesi açıklamaları fazla dikkate almamak lazım. Finlandiya’da yapılan üçlü toplantıdaki görüşmelerde şu ortaya çıktı; o güne kadar ve bu güne kadar henüz somut bir adım atılmadı. Bu iki ülke tarafından atılan somut bir adım yok.

*Önümüzdeki dönemde adım atacaklarını taahhüt ettiler. Kendileri de aslında henüz bir adım atılmadığını kabul ediyor. Aynı zamanda mutabakat zaptına bağlı kaldıklarını ve kalacaklarını söylüyor. Ama söylemeleri önemli değil, uygulama önemli. Şimdi İsveç’te seçim oldu.

*Seçim öncesi bir adım atmalarını beklemiyorduk zaten. Seçimden sonra kurulacak hükümet gerekli adımları atmalıdır. Atmadıkları sürece bu anlaşmanın Meclis tarafından onaylanmayacağını biliyorlar. Bizim için bir zaman baskısı yok.

*Tabii bu ülkelerin teröristlerin iadesi, terörist faaliyetlerin engellenmesi dahil yükümlülüklerini yerine getirmeleri, terörle mücadele bakımından önemli. Ne kadar erken adım atarlarsa o kadar iyi olur; ama NATO üyelikleri konusunda bizim üzerimizde herhangi bir zaman baskısı olmadığını vurgulamalıyım.

*Hangi ülkelerin NATO üyeliklerini onayladıklarını sürekli gündeme getiriyorlar. O da bizim üzerimizde herhangi bir baskı oluşturmaz. Bir mutabakat zaptı var. Net yükümlülükleri var. Bunların yerine getirilmesi lazım. Yasa değişikliği ise yasa değişikliği yapacaklar. ‘Mevcut yasalarımız buna elvermiyor’ denmesin.

*Bunu da zaten anlaşmanın içinde koyduk. Kendileri teklif ettiler yasa değişikliğini. Henüz daha adım atmadılar. Hükümet kurulduktan sonra hangi adımları atacaklar, bunu yakından takip edeceğiz.

“TÖRENE BEN KATILACAĞIM”

Çavuşoğlu, vefat eden İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth’in cenazesine katılım ile ilgili soruya, “Türkiye’yi temsilen ben katılacağım. Ardından BM Genel Kurulu için New York’a geçeceğim. Daha sonra da 27 Eylül’de Japonya’da eski Başbakan Abe için düzenlenecek resmi cenaze törenine katılacağım” dedi.

“BAZI KONGRE ÜYELERİNDEN ÇATLAK SESLER ÇIKIYOR”

ABD’den F-16 tedariki ile ilgili siyasi ve teknik düzeyde herhangi bir sorun olmadığına değinen Çavuşoğlu, şunları söyledi;

*Askerlerimiz arasında yapılan görüşmelerde herhangi bir problem yok. Türkiye’ye verilecek F-16’ların, ABD ve NATO için de önemli olduğu vurgulanıyor, altı çiziliyor. Keza, siyasi taraftan Amerika yönetimi de aynı şeyi söylüyor.

*Kongre’ye bir soruya cevap olarak yazdığı mektupta da Dışişleri Bakanlığı, bunu vurguladı. Ama bazı Kongre üyelerinden çatlak sesler çıkıyor. Önemli siyasi liderlerden de yönetimin ve askeri kanadın görüşüne yakın demeçler duyuyoruz.

*Lindsey Graham gibi Türkiye ve NATO’ya önem veren önemli siyasetçilerden de destek geliyor. Biz Amerikan yönetimine de şunu söyledik; arkadaşlarımız da gidiyor.

*Milletvekillerimiz, büyükelçiliğimiz de orada, Kongre üyeleriyle görüşmelerde, temaslarda bulunuyorlar. Aynı şekilde kendi lobi şirketlerimiz de her zaman olduğu gibi bu konuda çalışmalar yapıyor; ama esas olarak Kongre’yi yönlendirecek olan Amerikan yönetimi.

*Ayrıca, Amerika bir seçim arifesinde. Kasımda kritik bir seçim olacak ve Kongre’de hem Senato kanadında hem de Temsilciler Meclisi kanadında, dengeler değişebilir.

*Önceden nasıl bir sonuç çıkacağını kestirmek doğru olmaz, mümkün de değil. Seçimler öncesinde buna benzer konular, diasporaların oyunu almak bakımından da gündeme getirilebilir.

“RUS TAHILINI TAŞIMAKTA TEREDDÜT EDEN GEMİLER VAR”

Tahıl koridoru ile ilgili görünürde sorunsuz işleyen bir süreç olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, şunları söyledi;

*Biliyorsunuz, tahıl anlaşması 4 aylık bir anlaşma ve 19 Kasım’da bitiyor. Toplantıda, bunun uzatılması ve süreçte aksaklık var mı, yok mu bunları değerlendirdik. Savaşan iki tarafın, insani konu olsa bile, her gün her saat anlaşması da mümkün değil. Şu ana kadar Türkiye ve BM, bu süreci iyi yönetiyor, onu söylemek isterim.

*Tabii kendilerini de tebrik ettik, çabalarından dolayı teşekkür ettik. Bu ülkeden ayrılan gemilerin ürünleri nereye taşıdıkları, nerelere gittikleri konularında Rusya’nın da bazı serzenişleri oldu. ‘Tahıl ihtiyaç sahibi fakir ülkelere değil de zengin ülkelere gidiyor’ diye. Bunu biz gözden geçirdik, ne kadar ve nereye gidiyor diye.

*Hangi ülkelere yüzde kaçı gidiyor, Afrika’ya ne kadar gidiyor, bunların hepsini hep gözden geçirdik. Tabii, gübre ihracatı da önemli. Tarım ülkelerinin ciddi bir gübre ihtiyacı var, Türkiye’nin de ihtiyacı var ve gübre fiyatları çok yükseldi.

*Bu anlaşmanın uygulamaya girmesinin ardından, tahıl ürünleri fiyatları 2008’den bu yana en büyük düşüşü yaşadı. BM Gıda ve Tarım Teşkilatı’na (FAO) göre tahıl fiyatlarında Temmuz ayında yüzde 11 düşüş oldu. Bu ciddi bir düşüş.

*Diğer taraftan Rusya’nın ihraç ettiği ürünler yaptırıma dahil değil; ama daha önce de söylediğimiz gibi gemilerin limanlardan servis alması, ya da yanaşabilmesi, sigorta ve bankacılık gibi kısıtlamalar, ambargolar var. Her ne kadar açıklamalar yapılsa da özellikle Rusya bu konuda şikayette bulununca, Blinken ve BM Genel Sekreteri Guterres’le telefonla temas ettim.

*Daha sonra Blinken’ın da Amerikan yönetiminin de açıklaması oldu, Genel Sekreterin de. Fakat bu açıklamalara rağmen, Rus tahılını taşımakta tereddüt eden gemi ve taşımacılık şirketleri var; ama herhangi bir engel yok. Yani şu anda Rusya da ürünlerini ihraç edebilir.

“BİZ OLMADIĞIMIZDA CİDDİ TEHDİTLER HAYAT BULUR”

Beşşar Esad’ın, Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi gerektiğiyle ilgili sözlerini değerlendiren Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

*Doğru ve gerçekçi bir açıklama değil. Neden gerçekçi bir açıklama değil? Bugün biz o topraklardan çekilirsek oralara rejim hakim olamaz. Terör örgütleri hakim olur. Bu bizim için de risk, rejim için de risk.

*Yani Suriye için risk aslında. Ayrıca ciddi bir göç baskısıyla karşı karşıya kalırız. Şimdi bu konuyu sürekli gündeme getiriyorlar. Belgrad’da ayaküstü yemek öncesi diğer bakanlarla beraber yaptığımız kısa görüşmede de rejimin Dışişleri Bakanı bu konuyu gündeme getirdi.

*Ben de kendisine şunu söyledim; sizin Suriye’de istikrarı sağlayabilmeniz için önce iç uzlaşının olması gerekiyor. Teröristleri bir kenara bırakın.

*Anayasa konusunda muhaliflerle uzlaşarak adım atın, ülkeyi seçime götürün. Biz her zaman söylüyoruz, Suriye’nin topraklarında gözümüz yok; ama şu anda biz olmadığımız zaman bize yönelik çok ciddi tehdit oluşacak ortamlar hayat bulur.

“AZERBAYCAN’DAN BAĞIMSIZ ADIM ATAMAYIZ”

Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan son gelişmeleri can sıkıcı olarak değerlendiren Çavuşoğlu, şunları söyledi;

*Ermenistan’ın bu provokasyonları sonlandırması gerekiyor. Bizim Ermenistanla görüşmelerimiz ikili düzeyde devam ediyor ancak kendilerine bunun, Azerbaycan’dan bağımsız bir şekilde devam etmeyeceğini söylüyoruz.

*Biz böyle söylediğimiz zaman da rahatsız olduklarını belirtiyorlarmış. Ama bu gerçek. Bizim Azerbaycan’dan bağımsız şekilde adım atmamız mümkün değil. Gerçekçi de değil. Azerbaycan ile bizim aramızdaki ilişkiler bir yana, Azerbaycan ile Ermenistan arasında bu gerilimler devam ederken Güney Kafkasya’da istikrardan nasıl söz edilebilir?

*Şimdi anlaşmalar imzalandı, işte Zengezur vesaire diğer projeler, Ermenistan’ın da çok yararına olacak projeler, buna bile ‘koridor’ demeyin gibi bir sürü bahaneler buluyorlar.

*Brüksel’de tekrar bu konuları hayata geçireceklerini teyit ettiler. Aliyev ile Paşinyan’ın görüşmeleri oldu. Sonuçta biz Güney Kafkasya’nın istikrarı için samimiyiz. Ermenistan daha samimi olursa, gelişmeler olabilir.

“MISIR İÇ DİNAMİKLERİNE ODAKLANDI”

Çavuşoğlu, Mısır ile normalleşme sürecine ilişkin, “Olumsuz bir şey yok ama olumlu somut adım da yok. Uluslararası platformlarda birbirimize karşı çıkmama prensipleri vesaire bunlar devam ediyor. Olumsuz bir durum yok. Mısır’da bir kabine değişikliği oldu. Mısır kendi iç dinamiklerine odaklandı” dedi.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN